Somatik Belirtiler: Bedenin Dilini Anlamak
Bazen beden, sözcüklerin söyleyemediğini söyler. Tıbbi bir nedeni bulunamayan baş ağrıları, mide sorunları ya da süreğen yorgunluk; duygusal dünyamızın bedene yazılmış mektupları olabilir.
Somatik belirtiler, psikolojik zorlanmaların bedensel yakınmalar olarak ifade bulmasıdır. Bu, belirtilerin “hayal ürünü” olduğu anlamına gelmez; ağrı gerçektir, yorgunluk gerçektir. Değişen şey, kaynağın yalnızca bedende değil, duygusal yaşantıda da aranması gerektiğidir.
Beden ve zihin ayrı değildir
Stres altında bedenimiz kortizol ve adrenalin salgılar; kaslar gerilir, sindirim yavaşlar, bağışıklık etkilenir. Duygular uzun süre ifade edilemediğinde, bu fizyolojik yük kronikleşebilir. Araştırmalar, ifade edilemeyen duyguların özellikle sindirim sistemi, baş ağrıları ve kas-iskelet yakınmalarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
- Tıbbi incelemede açıklanamayan tekrarlayıcı ağrılar
- Stresli dönemlerde artan mide-bağırsak yakınmaları
- Süreğen yorgunluk ve enerji düşüklüğü
- Boğazda düğümlenme, göğüste baskı hissi
Beden, duyguların en sadık tanığıdır; görmezden gelinen her duyguyu sessizce kaydeder.
Bedenin diliyle çalışmak
İlk adım her zaman tıbbi değerlendirmedir; bedensel yakınmaların organik nedenleri mutlaka araştırılmalıdır. Tıbbi bir açıklama bulunamadığında ya da belirtiler stresle dalgalanıyorsa, psikoterapi devreye girer. Terapide duygularla beden arasındaki bağı fark etmek, ifade edilemeyeni sözcüklere taşımak ve bedeni yeniden güvenli bir yer olarak deneyimlemek üzerine çalışılır.
Çölyak tanısı almış yetişkinlerde yeme tutumu ve psikolojik sağlamlık üzerine yürüttüğüm tez çalışmam da gösterdi ki; kronik sağlık koşullarında bedenin ve duyguların birlikte ele alınması, iyileşme sürecinin en önemli parçalarından biridir.
Bedeninizin size bir şey anlatmaya çalıştığını hissediyorsanız, onu dinlemek için yalnız olmak zorunda değilsiniz.



